Küçük bir telsiz ile florasan lamba yakılabiliri mi sorusunun cevabı; Evet yakılabilir.  Nasıl olduğunu açıklamadan önce florasan lambanın nasıl çalıştığını açıklamak gerekir.

telsiz ve florasan ampul

 

 

Florasan lambanın bir ucu ile diğer ucu arasında bir voltaj farkı oluşturulduğunda tüp içerisindeki gaz halindeki cıvadan bir elektrik akımı geçer.  Bu elektik akımı, civayı  eksi yüklü hale getirir ve atomların ultraviyole ışınları yaymasını sağlar.  Bu ışınlar gözle görülmez. Bu yüzden tüp içine fosfor tozları yerleştirilmiştir. Bu ışınların fosfor tozlara çarpmasıyla da ışık görülebilir hale gelir. Çünkü fosfor ultraviole ışığın bazı tayflarını abzorbe ederek görülebilir frekansta ışık yansıtır.  Açıp kapama esnasında çok fazla elektrik sarfiyatına neden olurlar. Nitekim 1 kez açıp kapamada kaybedilen enerjiyle bu lambalar 1 saat çalışabilir.

Civayı buharlaştırmak için florasan lambanın ısıtılıp sıcaklığın tüp içerisinde arttırılması gerekmektedir. Bunun için  starter kullanılır. Starter bir zamanlı anahtar olarak düşünülebilir.  İçinde kontak görevi yapacak olan bimetal veya bimetaller vardır. Aynı zamanda içerisi neon gazı ile doldurulmuştur. Fluoresan lambanın ateşlemesi için enerji verildiğinde balast üzerinden starter’e 220 volt uygulanır ve starter içerisinden elektron akışı sağlanır. Elektron akımı başlayınca starterin içi ısınır,bimetal bir tarafa bükülür ve starter açık devre konumuna gelir.  Bu zamana kadar florasan tüp’ün uçları ısınıp civayı buharlaştırmıştır.  Bu sayede devre florasan tüp üzerinden tamamlanır. Yani tüpün içerisinden akım geçer.   Burada tüp içerisinden geçen akımın sınırlanması gerekir çünkü tüp’ün direnci çok düşüktür. Bu görevi ise ‘Ballast’ ismi verilen indüktör sağlar.  Bazı florasan lambalarda ballast ile birlikte istenmeyen frekansları filtrelemek için bir de kapasitör konmuştur.

floresan

 

 

 

Ballast bir çeşit bobindir. Hatta içinde transformatör ve başka bobinlerden oluşan indüktif bir devredir desem daha doğru olur.  Bobinler, bazen anten olarak da kullanılabilir. Bunun sebebi etraftaki elektromanyetik dalgaların bobin üzerine akım indüklemeleridir.    Modern elektronik ballast lar 20KHZ ile 60Khz arasında çalışırlar ve bu tür ballastlar çalışırken etraftaki telekomünikasyon cihazlarında parazitler oluştururlar.   Bunun tam tersi de mümkündür.  Yani eğer florasan lamba elektronik ballast ile sürülmüş ise etraftaki UHF bandındaki yüksek frekanslı radyo sinyalleri bobin üzerinde azımsanmayacak kadar bir güç meydana getirir.  Voltaj küçük olsa da frekans büyük olduğu için flamentleri ısıtıp cıvayı gaz haline getirerek cıvanın ulturaviyole ışınları yaymasını sağlayabilecek kadar büyüktür.

 

 

Burada adam deneyini yapıyor. Florasan lambaların antenin farklı konumlarında farklı tepkiler verdiğini gözlüyor.   Ben bu durumun dalga boyları ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Elektromanyetik dersinde sürekli olarak transmisyon hatlarının boylarını hesaplamak ve maksimum verim elde edebilmek için elektromanyetik dalganın dalga boylarını hesaplar dururduk.  Aynı zamanda anten boyları da en yüksek verimlikte olması için dalga boyunun 1/4′ ü olması gerekiyor.  Yani kısacası eğer bir telsiz kullanarak florasan lamba yakmayı denerseniz lambayı telsizin anteninin neresine yaklaştırdığınız önemli.