Bu yazımda size yerin manyetik alanı hakkında bilgi vermek istiyorum.

Bildiğimiz gibi dünyamızın dipole, quasi-static manyetik alanı var. Dipole özelliği onun iki kutbunun olması: Kuzey ve Güney kutupları. EMF hepimizin bildiği gibi sabit değil, zamanla değişen bir alan, yeni quasi-static-dir. magnetic-fields1-1024x682Size kuzey ve güney kutuplarında dedim, ama unutmamalısınız ki bu kutuplar bizim bildiğimiz coğrafi kutuplar ile üst üste denk gelmiyor ve zamanla değişmektedirler. Siz aşağıda manyetik kutupların zamana göre nasıl değiştiğini görebilirsiniz.

500px-Magnetic_North_Pole_Positions.svg

Bu manyetik alanı ne yaratıyor?  İlk cevabınız mıknatıs olabilir , ama yerin merkezinde sıcaklık çok yüksek ve bu mıknatıslar kendi manyetik özelliklerini sağlıklı saklayamazlar ( Curie Teperaturu ) . Bilimadamlarına göre , EMF – yi yerin merkezinde bulunan magma yaratıyor . Bildiğimiz gibi bu magmanın sıcaklığı çok yüksek ve onun içinde çok yüksek oranda erimiş metaller var . Dünya’nın kendi etrafında dönmesi sonucunda bu magma da yavaş yavaş dönüyor ve erimiş metallerin içinden elektrik yükleri geçmeye başlar . Maxwell yasalarına göre zamanla değişen elektrik yükleri zamanla değişen manyetik alanı oluşturur. Neticede bizim zamanla değişen EMF oluşur .

Aşağıdaki şekilde biz yerin manyetik sahasının yarattığı Magnetosferi görebiliriz . Bu magnetosfer bizi güneşin zararlı radyasyonundan koruyor ve magnetosferin sağa doğru uzamasının sebebi de güneşin etkisi . Resme göre güneş ekranın solunda yerleşip ve onun manyetik alanı ( Interplanetary Magnetic Field , IMF ) EMF – ye soldan sağa kuvvet uygulayarak onu uzatır . Radyasyon en çok manyetik kutuplarda görülür , çünkü şekilden de gördüğümüz gibi kutuplarda manyetik hatlar yere dik olarak gelir . Bu da demektir ki , güneşten gelen atom parçacıkları bunlar aracılığıyla rahatça yerin atmosferine girer .  Herkesin iyi bildiği kutup işınlanmaları ( Aurora ) bunun neticesi olarak ortaya çıkar . Yüksek enerjiye sahip parçacıklar bu manyetik hatlar atmosfere girdikten sonra atmosferdeki atomlardan elektronları koparıyorlar ve onların ışık yaymalarına sebep oluyorlar .

5_magnetosphere-1024x540

İnsanlar uzun yıllar boyunca öğrenmek ve onu kendi yaşamlarında faydalı olabilecek şekilde uygulamak istedi . Bunun neticesi olarak pusulalar bulundu. Pusula aslında bize coğrafi kutupları değil , manyetik kutupları gösterir . Şimdiki dönemde elektronik cihazların ve uzaya olan ekspedisiaların artması ile EMF nin önemi de çok artmıştır . Bunun sonucunda insanlar nasıl ki havanın nasıl olacağını bilmek isterlerse  şimdi de EMF nin değerlerinin birkaç ay , hatta birkaç yıl sonra nasıl olacağını bilmek istiyorlar . Bunun için ise bir çok modeller geliştirilmiştir . Bunlar arasında en çok kullanılan ve kabul olanı IGRF ( International Geomagnetic Refernce Field ) model . Bu model birkaç yılda bir yenilenir ve en sonuncusuna IGRF – 11 denir . IGRF – 11 1900 ve 2015 yılları arası bize EMF değerlerini verir . Bu modelin hazırlanmasında yüzey gözlemevleri ve uydulardan alınan EMF değerlerinden istifade edilmiştir . Teknoloji geliştikçe EMF değerlerinin doğruluğu da artmıştır . Bu arada bilmemiz gerekir ki , EMF 25000-65000 NT arasında değişiyor .

Size bu makalenin başında dediğim gibi , EMF çok yavaş değişiyor , bu doğrudur . Ama dünya tarihinde öyle zamanlar da olmuştu ki yerin manyetik kutupları çok kısa bir zaman içerisinde ( 1000 yıl ) kendi yerlerini değiştirmişler . Bunun izlerini biz o zamana ait taşlanmış lavlarda görebiliriz . Bu ani değişiklikler hiçbir kanuna uygunluğa sahip değiller. Bazı bilim adamlarına göre , dinazorların sonuna da  bu değişimlerden biri neden oldu. Çünkü , hayvanların birçoğu yönünü bulması için yerin manyetik alanından istifade ediyor . Bunlara güvercinler, deniz kaplumbağaları , balinalar ve birçok hayvan da dahildir.

Sonuç olarak diyebilirim ki , bizim Dünyamız idealdir ve bizi korumak için her şey ile donatılmıştır . Bizim ise tek yapmamız gereken şey Dünyamızı korumaktır .